Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, son günlerde üst üste gelen hekim istifaları ve iç yönetim baskıları ile gündeme damga vuruyor. Hastanede, İl Sağlık Müdürlüğü ve Başhekimlik tarafından çalışanlar üzerindeki baskının arttığı ve bu durumun yalnızca doktorları değil, temizlik personeli ve diğer sağlık çalışanlarını da etkilediği iddia ediliyor. Yaşanan bu kriz, hastaların basit şikayetleri için bile çevre illere sevk edilmesine yol açarak, ciddi hasta mağduriyetlerine neden oluyor.
Hekimlerin Neden İstifa Ettiği Belirsizliğini Koruyor Niğde’nin önemli sağlık kuruluşlarından biri olan Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, birçok hekim istifa ederek kurumdan ayrılma kararı aldı. Bu duruma ilişkin ortaya çıkan bilgilere göre, hekimlerin kitlesel ayrılışlarının ardında ağır bir idari baskı yatıyor. Sağlık profesyonellerinin, Niğde İl Sağlık Müdürlüğü ve mevcut Başhekimlik tarafından uygulanan katı yönetim anlayışının etkisiyle istifaya veya başka illere tayin istemeye zorlandığı iddia ediliyor.
Farklı Kademelerde Çalışma Zorlukları Belirginleşiyor İddialar, yalnızca uzman hekimlerle sınırlı kalmıyor. Hastanenin işleyişini sürdüren destek hizmetleri ve diğer klinik personel de bu olumsuz atmosferden etkileniyor. Temizlik personelinden yataklı servislerdeki sağlık çalışanlarına kadar birçok kişi, idari baskılar nedeniyle görevlerini yürütmekte zorlanıyor. Bu durum, kurum içindeki çalışma barışını ciddi şekilde tehdit ediyor.
Basit Şikayetler için Çevre İllere Sevk Ediliyor Hastanede yaşanan personel sirkülasyonu ve yönetim gerginliği, doğrudan sunulan tıbbi hizmetleri aksatıyor. Hastaneye başvuran hasta ve yakınları, en basit klinik şikayetlerinde bile tedavi edilmek yerine çevre illerdeki sağlık merkezlerine yönlendiriliyor. Bu durum, bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini güçleştiriyor ve henüz resmi bir açıklama yapılmamış olması dikkat çekiyor.
Yorum: İdari Baskının Faturası Vatandaşa Kesiliyor Niğde gibi stratejik bir Anadolu kentinde, bölgenin en büyük eğitim ve araştırma hastanesinin “mobbing ve kitlesel istifalarla” anılması, sağlık sistemindeki yönetimsel tıkanıklığın ne denli derin olduğunun bir göstergesidir. Bir sağlık tesisinde sadece hekimlerin değil, temizlik personelinin bile idari baskıdan muzdarip olması, toksik bir yönetim anlayışının varlığını işaret ediyor. İl Sağlık Müdürlükleri ve başhekimliklerin temel görevi, sağlık çalışanlarının verimli ve huzurlu bir ortamda çalışabilmesi için gerekli koşulları sağlamaktır.
Bu tür yönetim sorunlarının yaratacağı en büyük zarar ise, her zaman vatandaşa yansır. İçerde doktorunu, hemşiresini kaybeden bir yapı, sorumluluktan kaçınarak en basit vakaları dahi çevre illere sevk etmek zorunda kalır. Bu sevk zinciri, hem çevre illerdeki hastanelerin yükünü artırır hem de hastaları yollarda zor durumda bırakır. Sağlık otoritelerinin, Niğde’deki bu durum karşısında sessiz kalmaması ve iddiaları acilen bağımsız müfettişlerle incelemesi gerekmektedir. Aksi halde, ne eğitim ne de araştırma kalacaktır.
