Ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, “Marksizm Neden Hala Geçerli?” başlıklı makalesinde, Karl Marx’ın teorilerinin günümüzdeki büyük gelir adaletsizliği nedeniyle hâlâ geçerliliğini sürdürdüğünü vurguladı. Eğilmez, son 50 yıl içinde kapitalizmin yeniden acımasız bir yapıya büründüğünü belirtirken, sistemin krizlere rağmen nasıl varlığını sürdürdüğünü tüketim ve borçlanma dinamikleri üzerinden açıkladı.
TARİHİ OLARAK DEĞİL, MADDİ KOŞULLARLA ŞEKİLLENİYOR Marksizmin, Sanayi Devrimi sonrası meydana gelen büyük değişimleri anlamak için hala en etkili rehber olduğunu ifade eden Eğilmez, bu yaklaşımın temelinde yatan gerçeği sorguladı: Tarihi şekillendiren unsur, insanların fikirleri değil, içinde bulundukları maddi ve ekonomik koşullardır. Bu bağlamda, insanlık tarihi aslında sınıflar arası çatışmaların tarihidir. Mevcut sistemde bu çatışma, üretim araçlarına sahip olan küçük bir azınlık ile emeğini satarak hayatta kalmaya çalışan geniş kitleler arasında sürmektedir.
SİSTEM, EŞİTSİZLİK ÜRETMEKTE Eğilmez, Marx’ın analizlerine dayanarak sorunun temelinin, kapitalizmin doğası gereği eşitsizlik üretmesi olduğunu belirtti. Ücretli çalışanlar, ürettikleri değerin tam karşılığını alamazken, bu değerin bir kısmı “artı değer” olarak sermaye sahiplerine aktarılmaktadır. Günümüzde uzun çalışma saatlerine rağmen geçim sıkıntısı çeken geniş halk kitleleri ile servetini hızla artıran az sayıda insanın varlığı, bu teorinin somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Marksizmin etkisi, bu tıkanıklığın nedenlerini bireylerde değil, sistemin işleyişinde aramakta yatar.
TEORİ VE UYGULAMA ARASINDAKİ UÇURUM Eğilmez, Marksizmin toplumu bazen fazla ekonomik bir çerçeveye hapsettiğini eleştirirken, 20. yüzyıldaki uygulamaların neden otoriter yapılar haline geldiğine dair tartışmalara da değindi. Marx, devrimlerin en gelişmiş ülkelerde gerçekleşmesini beklerken, tarihsel süreç Rusya ve Çin gibi farklı koşullara sahip toplumlarda farklı bir seyre gitti. Siyasetin ve bireysel tercihlerin göz ardı edilmesinin, gerçeğin bir yanını kaybetmek anlamına gelebileceği vurgulandı.
KAPİTALİZM NEDEN ÇÖKMÜYOR? Eğilmez, “Marx’ın kapitalizmin çökmesine dair beklentisi neden gerçekleşmedi?” sorusuna yanıt ararken, sistemin beklenenden çok daha esnek olduğunu savundu. Sendikaların kurulması, sosyal güvenlik sistemlerinin oluşturulması, asgari ücret ve temel haklar gibi kazanımlar, sistemi tamamen değiştirmese de halk için daha katlanabilir bir hale getirdi. Ancak Eğilmez’e göre asıl hayatta kalma stratejisi, tüketim alışkanlıklarından geçiyor: İnsanlar artık kazançlarının yanı sıra kredi kartları ve yoğun borçlanma ile sistemi ayakta tutuyorlar.
SON 50 YILDA YENİDEN SERTLEŞME DÖNEMİ Eğilmez, kapitalizmin bir dönem yumuşamış gibi görünmesine rağmen, son elli yılda daha sert koşullara dönüş eğiliminin başladığını vurguladı. Neoliberal politikalar doğrultusunda, sendikaların işlevsiz hale geldiğini, ücretli çalışanların haklarının kısıtlandığını ve emeğe karşı olan tutumun yeniden acımasız bir hal aldığını ifade etti. Eğilmez, sistemin son yıllarda gösterdiği bu sertleşme eğiliminin, Marksizmin hâlâ tartışmaların merkezinde olmasının nedenini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.