Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda gerçekleştirilen son toplantıda, milyonlarca memurun toplu sözleşme haklarını düzenleyen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasası’nda yapılacak değişiklikler masaya yatırıldı. Toplantıya, hükümet ve memur konfederasyonlarının temsilcileri katıldı.
Toplantının ana gündem maddeleri arasında sendikal örgütlenme, toplu sözleşme süreçleri, işyeri tanımı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun yapısı yer aldı. Bazı katılımcılar, toplu sözleşme müzakerelerinin süresinin uzatılması ve daha katılımcı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Anlaşma sağlanamadığı takdirde, sürecin Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na taşınacağı ifade edilirken, bu kurulun kararlarının keskin nitelikte olduğu hatırlatıldı. Ancak sendikalar, kurulda hükümetin belirlediği üyelerin ağırlığını uzun süredir eleştiriyor.
Konfederasyonlar, toplantıda kurulların yapısında değişiklik yapılması gerektiğini ve “grevli toplu sözleşme” talebini yeniden dile getirdi. Bu arada, konfederasyonlardan değişiklik yapılmasını istediği yasa maddeleri için somut talepler hazırlamaları da istendi. Taleplerin netleştirilmesi için çalışmalar, bayram sonrası devam edecek.
Toplantıda, sendikalar arasında “küçük sendikalar” sorunu da gündeme geldi. Bazı temsilciler, memurlar için hizmet kollarında çok sayıda küçük sendikanın varlığından endişe ettiklerini belirtti. “Toplu sözleşme primi” ve “dayanışma aidatı” konuları da tartışmaya açıldı. Memur-Sen, dayanışma aidatının gerekliliğini savunurken, diğer konfederasyonlar buna karşı çıkıyor. Dayanışma aidatının, sendika üyesi olmayan veya başka sendikalara üye olanların yetkili konfederasyon veya sendikalara aidat ödeyerek toplu sözleşmeden yararlanmasını sağladığı ifade ediliyor. Bu noktada henüz bir uzlaşma sağlanamadığı görülüyor.
Geçmişte “küçük sendikaların” kurulmasını engellemek için bir baraj sistemi getirilmişti. Ancak Anayasa Mahkemesi, toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanabilmek için yüzde 2 barajını aşan sendikalara üye olma şartını içeren yasayı iptal etti. Bu durum, yeniden “küçük sendikalar” konusunun gündeme gelmesine ve “baraj sistemi yeniden mi geliyor?” sorularının sorulmasına neden oldu.
Toplantılarda, yasa teklifi haline getirilecek konuların son şeklinin kimler tarafından belirleneceği de tartışıldı. Anlaşmaya varılan maddelerin yasa değişikliği teklifinde nasıl yer alacağı konusunda hükümet temsilcilerinin net bir yanıt vermemesi, belirsizliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor.